IV- İstikbale Ait Tesbit ve Görüşlerini Zaman ve Hadiseler Tasdik Etmiştir

Bedîüzzaman, sadece bir din âlimi değil, aynı zamanda bir mütefekkir ve dahidir. Doğrudan doğruya Kur’an’dan alarak Risâle-i Nur adlı eserlerde muhtaçlara sunduğu hakikatler, sadece mazi ve hali değil, istikbali de aydınlatmıştır denilebilir. 20. asrın islamiyet açısından meş’um olan suratı, onun ümidlerini ye’se çevirememiştir. En sıkıntılı günlede dahi, herkes me’yûs iken o ümidini arttırarak devam ettirmiştir. “Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılâbâtı içinde en yüksek gür sada, islamın sadası olacaktır” diyerek haykırırken, âlem-i islamla alakalı hep müjdeli haberler vermiştir. Devletin yaptığı hayatî hatalarda ise, acı da olsa, en yüksek makam seviyesinde yetkilileri ikaz etmeyi de bir millî ve dinî görev addetmiştir. Devamını oku »

Sosyal ve Siyasi Hayata Ait İslamın Yüce Düsturlarını İzah Etmiştir

Bedîüzzaman, sadece nazariyat insanı değil, aynı zamanda üç devir görmüş yani mutlâkıyet, meşrutiyet ve cumhuriyeti yaşamış bir tatbikat adamıdır. Kendi şahsî ubûdiyetini asla ihmâl etmediği gibi, başta Osmanlı Devleti ve daha sonra da Türkiye olmak üzere, bütün âlem-i İslamda ve hatta tüm dünyada meydana gelen siyasî ve sosyal hâdiseleri de islamın ulvî düsturlarına göre değerlendiren ve tesbitini islama göre yapan nâdide bir dava adamıdır. Zaman, hep onu haklı çıkarmış ve aksi fikirde olanları utandırmıştır. Şimdi tesbitlerinden bir iki misal verelim: Devamını oku »

Bediüzzaman, Büyük Bir İslam Alimi ve Asrın Müceddididir 

 

Bedîüzzaman’ın ilmî şahsiyeti de, islam âleminde ve Türkiye dışında bütün dünyada tam olarak takdir edildiği halde, Türkiye’de özellikle ilim adamları çevresinde yeterince tanınmamıştır. Bunda, yapılan menfî propagandaların tesiri büyüktür. Bir zamanlar, ilâhiyât öğretim üyelerinin Doç. yahut Prof. olabilmeleri için, Bedîüzzaman ve onun 6.000 küsur sayfayı bulan Risâle-i nur adlı eserleri aleyhinde konferans yahut makale bulunması şartı arandığını, hâdiseyi yaşayan hocalarımız anlatmaktadır. Eserlerinin bir çoğu, başta Arapça, İngilizce, Almanca ve Urduca gibi ona yakın lisana tercüme edilen ve hakkında Avrupa’da ve islam âleminde doktora tezleri yapılan bir dahi hakkında, Türk ilim çevresinin bîgâne kalması elbette ki üzücüdür. Devamını oku »

 1293 Rumi ve 1876 miladî yılında Bitlis’in Hizan kazâsının Nurs Köyünde dünyaya gelen, 22 Mart 1960 tarihinde Urfa’da dar-ı bekâya intikal eden Bedîüzzaman gibi 80 kusur sene dolu bir hayat yaşamış bir dahi ve müceddid hakkında, bu kısa yazı içerisinde doyurucu bir şeyler söylememizi bizden beklememelisiniz. Ancak “bir şey tamamen elde edilemese de, tamamıyla da terkedilmemeli” kâidesince, denizden bir katre mesâbesinde, ba’zı hakikatleri burada ifade etmek istiyorum. Söyleyeceklerimizi ana başlıklarıyla özetleyeceğiz: Devamını oku »

Sayfa 5 toplam 24«12345678910»...son sayfa »

 domain