12
Eki

Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ

   Yazan: admin   Kategori Makale

ebru.jpgBir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım vakit kendime baktım, vücudum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyazi-i Mısrî’nin
“Günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere,
Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber”

dediği gibi, ruhumun hanesi olan cismimin de hergün bir taşı düşmekle yıpranıyor. Ve dünya ile beni kuvvetli bağlayan ümitlerim, emellerim kopmaya başladılar. Hadsiz dostlarımdan ve sevdiklerimden mufarakat zamanının yakınlaştığını hissettim. O mânevî ve çok derin ve devâsız görünen yaranın merhemini aradım, bulamadım. Yine Niyazi-i Mısrî gibi dedim ki:
“Dil bekası, Hak fenâsı istedi mülk-ü tenim,
Bir devâsız derde düştüm, ah ki Lokman bîhaber.”

O vakit birden merhamet-i İlâhiyenin lisanı, misali, timsali, dellâlı, mümessili olan Peygamber-i Zîşan Aleyhissalâtü Vesselâmın nuru ve şefaati ve beşere getirdiği hediye-i hidayeti, o dermansız, hadsiz zannettiğim yaraya güzel bir merhem ve tiryak oldu. Karanlıklı ye’simi, nurlu bir ricaya çevirdi.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, s. 282

Devamını oku »

11
Eki

Bayramla buluşmak

   Yazan: admin   Kategori Makale

AYLARIN AYI, zamanların bereketi Ramazan, hayatın özünü saklar içinde… Zamanı sıksan Kadir damlar kabından… Kısalığında uzunluk, uzunluğunda kısalık var zamanın… Kadrini bilene bir ömür bağışlar Kadir gecesi…

Her gündüz her günkü gündüz değildir, her gecede öyle… Gündüzlerin de gecelerin de her birinin ayrı bir dili var… Dili çözülse Kadir’in sonsuzluk sırları dinlenir…

Koca ağaç küçücük çekirdekte toplandığı gibi seksen ay da bir gecede dürülür… Kadir’i kadir kılan da Kerim Kur’an’ın onda inzalidir. Âlem şifreleri Hâkim Kur’an’da derce dilmiş…

Devamını oku »

11
Eki

Bagıslanma bayramı

   Yazan: admin   Kategori Makale

DAHA YENİ merhaba demiştik, şimdi elveda diyoruz… Alışmışken tadına, ayrılığın acıtıyor içimizi… Yaşantımıza nasıl da dirlik, düzenlik getirmiştin; sahurunla, iftarınla, teravihinle… Rehaveti üzerimizden atmış, duygularımız dirilmiş, zihinlerimiz keskinleşmişti… Nefis savrulmuş, şeytan kovulmuşken, bizi “ben”le bırakıp gidiyorsun…

Uhrevi havanla melek yönümüzü hatırlamış, ubudiyet semalarında dualarla, ibadetlerle tayaran etmiş, kul olduğumuzu kalbimizde hissetmiştik… Gidiyorsun…

Kabiliyetimiz ve cehdimiz nispetinde senden hisse almış; hasisliğimizi, hissetimizi unutmuş, hevayı uymamayı, latifeleri uyutmamayı, zikri ve fikri tefekkürü canlı tutmayı, Kerim Kur’an’ı hayatımıza taşımayı, hayatımızı Kur’an hizmetine adamayı öğreniyorduk… Gidiyorsun…

Açları, yoksulları, muhtaçları hatırlarken; aklı, kalbi iman nuruna muhtaçları da hatırlamıştık… Gidiyorsun…

Göz güzellikleri, kalp marifeti, akıl hikmeti arama gayretindeyken… Gidiyorsun…

Devamını oku »

11
Eki

Bediüzzaman neden ağlar?

   Yazan: admin   Kategori Makale

Risâle-i Nur Külliyatını okuyan hemen herkesin fark ettiği bir husus vardır. Risâle-i Nur’un dopdolu olması… İşlediği konuların önemi açısından bakılırsa bu son derece normaldir. Bununla beraber içerdiği örnekler ve hikâyeler söz konusu olduğunda da Risâleler bu doluluğundan bir şey kaybetmez. Meselâ örneklerin ve hikâyelerin içinde de hepimiz için ölçüler olabilmektedir. Bilhassa Risâlelerin müellifinin kendi başından geçen ve Risâle-i Nur’un metinleri arasına geçirdiği hayat halleri böyledir.

Devamını oku »

Sayfa 6 toplam 24«234567891011»...son sayfa »

 domain