İmamlık yapan Hafız Enver Ceylan, imamlık yaptığı camide Bediüzzaman’ın namaz kılışını, “Sirkeci’de halkın tehacümünden kaçtığı için sakin bir yer olan bizim camiye gelmişti. Namaz kılışına çok dikkat ettim. Namazı yavaş yavaş sofiler gibi kılıyordu. Keskin hareketlerle kılıyordu. Çevik, tam bir delikanlı gibi kılıyordu. Sırtındaki cübbe ve sarığı ile Asr-ı Saadet Müslümanını andırıyordu” (Son Şahitler, 4:461) cümleleriyle anlatır.
Devamını oku »
Meleklerin dalga dalga yeryüzüne indiği, dünyanın adeta ahiret hayatından anlar yaşadığı bir gece: Kadir Gecesi. Bu gece tan ağarıncaya kadar melekler kanat çırparlar. Aralarında Cebrail de vardır. Hepsinin inişi Rablerinin izniyledir. Kadir Gecesi mü’min ruhların bir bayramıdır. Mânevî bir ziyafettir. Bu gece kâinatın her köşesinden “davetliler” bir araya gelip, ziyafet sahibinin ikramlarına mazhar olurlar. Allah rahmet kapılarını ardına kadar açar. Mü’min insan ve cinlerle semalardan gelen sayısız melek, bu eşsiz gecede bir araya gelip kaynaşırlar ve İlâhî rahmetin tertiplediği bu mânevî ziyafetten olabildiğince istifade ederler. Devamını oku »
Ebedî ve ezelî kelâm olan ve her harfi hikmetle vahyolunan Kur’ân’ın, Leyle-i Kadiri tek başına bir sûre ile büyük bir ehemmiyetle nazara vermesinin anlamı büyüktür.
Bu ehemmiyetledir ki Bediüzzaman, “Leyle-i Kadrin hakikatini ve Ramazan’ın yüksek mertebesini kazanmak”tan, “Leyle-i Kadre lâyık bir tarzda çalışmak”tan bahseder. (Kastamonu Lâhikası., 69; Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 150)
“Ramazan-ı Şerifteki hakikat-i leyle-i Kadir gibi, kudsi ve ulvî hakikatleri, yüz bin elle arama”nın gereğini anlamaya ve anlatmaya çalışır. (Kastamonu Lâhikası, 205)
Devamını oku »
Aziz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Yarın gece leyle-i kadir olmak ihtimali çok kuvvetli olmasından bir kısım müçtehidler o geceye Leyle-i Kadr’i tahsis etmişler. Hakikî olmasa da, madem ümmet o geceye o nazarla bakıyor. İnşâallah hakikî hükmünde kabule mazhar olur.
Sâniyen: Sarsıntılı olan altıncıdaki kardeşlerimizin istirahatlarını merak ediyorum. Bir parmak hariçten hapse, hususan altıncıya karışıyor, oradaki kardeşlerimiz dikkat ve ihtiyat edip hiç bir şeye karışmasınlar.
Sâlisen: Avukata, reise okutmak için parçayı gönderdiniz mi? Hem Halil Hilmi, vahdet-i mes’ele itibariyle yalnız Sabri’nin değil, belki umumumuzun avukatıdır. Ben bu nazarla ona bakıyorum.
Devamını oku »