“Kadir Gecesi neden bin aydan hayırlı?”, “Melekler bu gece dünyaya nasıl iner?” ve “Kadir Gecesi nasıl geçirilmeli?” Kadir Gecesi hakkında bilmek istediklerinizi 10 soru ve cevabında bulabilirsiniz.1. Bu gece ismini nereden alır?
Kadir Gecesi “kadr” kelimesinden gelir. Yani o gecede bir kadirşinaslık rûh ve manası parıldamaktadır. Öyle ise o gecenin kadrini bilin ki, kadriniz bilinsin. Ayrıca Allah (cc)’ın fevkalâdeden ihsanının verildiği şeyler de olabilir bu gecede. Tıpkı ulûfe gibi… Bu gece, bin aydan hayırlı olmasına gelince, bu kesretten kinayedir ve herkes için de söz konusu değildir, belki her geceyi kadir bilenler içindir. Sanki o, her geceyi ihyâ etmiş de, bu gecede bardağı taşıran rahmet damlayıvermiş… Derken kul, damla ile deryaya ermiş gibi.. Devamını oku »
Ekim, 2007 için Arşiv
![]()
BİR ÖNCEKİ yazıda, Risale-i Nur’un hem de bir ‘rüya tabiri’ni içeren risalenin en başında yapılan ‘tahkik mesleği’ vurgusuna rağmen ‘rüya’lara atfedilen ziyade önem problemine; hem de, Risale-i Nur’un ‘şahs-ı manevî’ vurgusuna rağmen ‘şahsîleştirme,’ ‘belli bir şahsa işaret çıkarma’ zaafına işaret etmiştik.
“Yirmisekizinci Mektub”un “birinci risale”sinde sözkonusu edilen rüya, Risale-i Nur’un tamamı, ilgili risalenin tamamı ve ilgili rüyanın tamamı dikkate alınarak okunmalıydı bu yüzden.
İbda-inşa dengesi
![]()
BUGÜNLERDE DİLİNİN ucundan düşen ‘mahalle baskısı’ tabirinin (sui)istimaliyle gündeme oturan Prof. Dr. Şerif Mardin, “Modern Türkiye’de Din ve Değişim” üstbaşlığını taşıyan “Bediüzzaman Said Nursî Olayı” kitabının yayınlandığı dönemde de dile getirdiği bir görüşten dolayı özellikle dindar entellektüellerin gündemine oturmuştu. Prof. Mardin’in bu kitabında dile getirdiği, Bediüzzaman Said Nursî’ye ‘Newton mekanizmi’ne mensubiyet atfeden görüş, ‘İslâmcı entellektüeller’ tarafından bir anda neredeyse sorgusuz bir kabul görüverdi.
Bediüzzaman Hazretleri Yirmi İkinci Mektub’un İkinci Mebhas’ına hırsın bir mahrumiyet, zillet ve sefalet sebebi olduğunu zikrederek başlar. Devamında hırs ile kanaatin iki muhalif güç olarak hayatımızdaki olumlu-olumsuz etkileri ile zekât ve faiz üzerindeki rollerini açıklar. Kanaatin bitmeyen bir hazine olduğunu ispat ederek Mebhas’ı bitirir.