Aziz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Yarın gece leyle-i kadir olmak ihtimali çok kuvvetli olmasından bir kısım müçtehidler o geceye Leyle-i Kadr’i tahsis etmişler. Hakikî olmasa da, madem ümmet o geceye o nazarla bakıyor. İnşâallah hakikî hükmünde kabule mazhar olur.
Sâniyen: Sarsıntılı olan altıncıdaki kardeşlerimizin istirahatlarını merak ediyorum. Bir parmak hariçten hapse, hususan altıncıya karışıyor, oradaki kardeşlerimiz dikkat ve ihtiyat edip hiç bir şeye karışmasınlar.
Sâlisen: Avukata, reise okutmak için parçayı gönderdiniz mi? Hem Halil Hilmi, vahdet-i mes’ele itibariyle yalnız Sabri’nin değil, belki umumumuzun avukatıdır. Ben bu nazarla ona bakıyorum.
Şimdi umumumuzun hesabına birinci avukatımıza tam yardım etsin.
Râbian: Taşköprülü Sadık Bey’in mukaddemesini istinsah için Sabri’ye vermiştim. Eğer yazılmışsa, tashihten geçen parça ona gönderilecek. Yeni yazılan bir sûreti bana gönderilsin. Hem Sadık’ın manzumeciğinin yanımda bir sureti var, sizde yoksa göndereceğim.
Said Nursî
( 14. Şua )
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Bu parça hem Lâhika’ya, hem İ’caz-ı Kur’ân’ın âhirine yazılacak. Birkaç gün sonra ehemmiyetli bir parçayı da göndereceğiz.
Mübarek Ramazan’ın leyle-i kadir sırrıyla, seksenüç sene bir ömr-ü manevî kazandırması sırr-ı hikmetiyle ve Risale-i Nur’un şâkirdlerindeki sırr-ı ihlâsla tesanüd ve iştirâk-i â’mâl-i uhrevî düsturuyla herbir sâdık şâkird, o fevkalâde manevî kazancı elde edeceğine gayet kuvvetli bir delili budur ki: Bu daire içinde kırkbin, belki yüzbin hâlis, hakikî mü’minlerin içinde hakikat-ı Leyle-i Kadr’i elde edecek bir-iki, on-yirmi değil, belki yüzlerin elde etmesi ihtimâli kavîdir…..
(Kastamonu Lahikası)
————————————
Aziz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Yarın gece Leyle-i kadir olmak ihtimali çok kuvvetli olmasından bir kısım müctehidler o geceye Leyle-i Kadri tahsis etmişler. Hakikî olmasa da, mâdem ümmet o geceye o nazarla bakıyor. İnşâallah hakikî hükmünde kabule mazhar olur.
Sâniyen: Sarsıntılı olan altıncıdaki kardeşlerimizin istirahatlarını merak ediyorum. Bir parmak hariçten hapse, hususan altıncıya karışıyor, oradaki kardeşlerimiz dikkat ve ihtiyat edip hiçbir şey’e karışmasınlar.
Sâlisen: Avukata, reise okutmak için parçayı gönderdiniz mi ? Hem Halil Hilmi, vahdet-i mes’ele itibariyle yalnız Sabri’nin değil, belki umumumuzun avukatıdır. Ben bu nazarla ona bakıyordum. Şimdi umumumuzun hesabına birinci avukatımıza tam yardım etsin.
Râbian: Taşköprülü Sâdık Bey’in mukaddemesini istinsah için Sabri’ye vermiştim. Eğer yazılmışsa, tashihden geçen parça ona gönderilecek. Yeni yazılan bu sûreti bana gönderilsin. Hem Sâdık’ın manzumeciği yanımda bir sureti var, sizde yoksa göndereceğim.
Said Nursî
***
(Emirdağ Lahikası)
———————————-
Evet birtek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. leyle-i kadir ise, nass-ı Kur’an ile bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra bir hüccet-i katıadır. Evet nasılki bir padişah, müddet-i saltanatında belki her senede, ya cülûs-u hümayûn namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Raiyetini, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sâdık milletini, has teveccühüne mazhar eder.
( Mektubat 29. mektup )
Yorum Yapın