|
DAHA YENİ merhaba demiştik, şimdi elveda diyoruz… Alışmışken tadına, ayrılığın acıtıyor içimizi… Yaşantımıza nasıl da dirlik, düzenlik getirmiştin; sahurunla, iftarınla, teravihinle… Rehaveti üzerimizden atmış, duygularımız dirilmiş, zihinlerimiz keskinleşmişti… Nefis savrulmuş, şeytan kovulmuşken, bizi “ben”le bırakıp gidiyorsun… Uhrevi havanla melek yönümüzü hatırlamış, ubudiyet semalarında dualarla, ibadetlerle tayaran etmiş, kul olduğumuzu kalbimizde hissetmiştik… Gidiyorsun… Kabiliyetimiz ve cehdimiz nispetinde senden hisse almış; hasisliğimizi, hissetimizi unutmuş, hevayı uymamayı, latifeleri uyutmamayı, zikri ve fikri tefekkürü canlı tutmayı, Kerim Kur’an’ı hayatımıza taşımayı, hayatımızı Kur’an hizmetine adamayı öğreniyorduk… Gidiyorsun… Açları, yoksulları, muhtaçları hatırlarken; aklı, kalbi iman nuruna muhtaçları da hatırlamıştık… Gidiyorsun… Göz güzellikleri, kalp marifeti, akıl hikmeti arama gayretindeyken… Gidiyorsun… |
Bagıslanma bayramı
Bediüzzaman neden ağlar?
Risâle-i Nur Külliyatını okuyan hemen herkesin fark ettiği bir husus vardır. Risâle-i Nur’un dopdolu olması… İşlediği konuların önemi açısından bakılırsa bu son derece normaldir. Bununla beraber içerdiği örnekler ve hikâyeler söz konusu olduğunda da Risâleler bu doluluğundan bir şey kaybetmez. Meselâ örneklerin ve hikâyelerin içinde de hepimiz için ölçüler olabilmektedir. Bilhassa Risâlelerin müellifinin kendi başından geçen ve Risâle-i Nur’un metinleri arasına geçirdiği hayat halleri böyledir.
Üstadın namaza duruşu
İmamlık yapan Hafız Enver Ceylan, imamlık yaptığı camide Bediüzzaman’ın namaz kılışını, “Sirkeci’de halkın tehacümünden kaçtığı için sakin bir yer olan bizim camiye gelmişti. Namaz kılışına çok dikkat ettim. Namazı yavaş yavaş sofiler gibi kılıyordu. Keskin hareketlerle kılıyordu. Çevik, tam bir delikanlı gibi kılıyordu. Sırtındaki cübbe ve sarığı ile Asr-ı Saadet Müslümanını andırıyordu” (Son Şahitler, 4:461) cümleleriyle anlatır.
Meleklerin dalga dalga yeryüzüne indiği, dünyanın adeta ahiret hayatından anlar yaşadığı bir gece: Kadir Gecesi. Bu gece tan ağarıncaya kadar melekler kanat çırparlar. Aralarında Cebrail de vardır. Hepsinin inişi Rablerinin izniyledir. Kadir Gecesi mü’min ruhların bir bayramıdır. Mânevî bir ziyafettir. Bu gece kâinatın her köşesinden “davetliler” bir araya gelip, ziyafet sahibinin ikramlarına mazhar olurlar. Allah rahmet kapılarını ardına kadar açar. Mü’min insan ve cinlerle semalardan gelen sayısız melek, bu eşsiz gecede bir araya gelip kaynaşırlar ve İlâhî rahmetin tertiplediği bu mânevî ziyafetten olabildiğince istifade ederler. Devamını oku »