5
Eki

İbda-inşa dengesi

   Yazan: musab   Kategori Makale

mardin.jpg

BUGÜNLERDE DİLİNİN ucundan düşen ‘mahalle baskısı’ tabirinin (sui)istimaliyle gündeme oturan Prof. Dr. Şerif Mardin, “Modern Türkiye’de Din ve Değişim” üstbaşlığını taşıyan “Bediüzzaman Said Nursî Olayı” kitabının yayınlandığı dönemde de dile getirdiği bir görüşten dolayı özellikle dindar entellektüellerin gündemine oturmuştu. Prof. Mardin’in bu kitabında dile getirdiği, Bediüzzaman Said Nursî’ye ‘Newton mekanizmi’ne mensubiyet atfeden görüş, ‘İslâmcı entellektüeller’ tarafından bir anda neredeyse sorgusuz bir kabul görüverdi.

Devamını oku »

5
Eki

Risâle-i Nur’da zekât

   Yazan: musab   Kategori Risale-i nur

Bediüzzaman Hazretleri Yirmi İkinci Mektub’un İkinci Mebhas’ına hırsın bir mahrumiyet, zillet ve sefalet sebebi olduğunu zikrederek başlar. Devamında hırs ile kanaatin iki muhalif güç olarak hayatımızdaki olumlu-olumsuz etkileri ile zekât ve faiz üzerindeki rollerini açıklar. Kanaatin bitmeyen bir hazine olduğunu ispat ederek Mebhas’ı bitirir.

Devamını oku »

5
Eki

Kardeşe veya kardeş çocuğuna zekât verilir mi

   Yazan: M.Said   Kategori Makale

sadaka.jpg

Zekât, bakmakla yükümlü olduğumuz astlarımıza ve üstlerimize verilmez; fakat yanlara verilir. Yani çocuklarımıza, torunlarımıza, eşimize, anne ve babamıza, dede ve ninemize zekât veremeyiz.

Fakat bu silsilenin dışındaki yakın akrabalarımıza öncelik sırasına göre zekât verebiliriz. Zekât verirken muhtaç olan en yakınımızdan başlamamız sünnettir. Zekât verebileceğimiz silsileyi yakından uzağa doğru sıralayacak olursak: Muhtaç ve fakir olması durumunda, erkek ve kız kardeşlerimiz, kardeş çocuklarımız (yeğenlerimiz), hala, dayı, teyze ve amcalarımız veya bunların çocukları, komşularımız, iş arkadaşlarımız, mahalle ve belde sakinleri ve sâir Müslümanlar bizim vereceğimiz zekâttan öncelik sırasına göre hissedâr olabilirler.

28
Eyl

Tesbihat

   Yazan: admin   Kategori İbadet, Dua

tesbihat.jpg

Namazı gerek cemaatle kılalım, gerekse tek başımıza kılalım fark etmez; namazdan sonra tesbîhat yapmak Sünnet-i Seniyyedir. Tesbîhât cemaatle birlikte yapılabileceği gibi, ferdî olarak da yapılabilir.

Allah’ı zikretmek, noksanlıklardan yüce tutmak ve şükretmek namazın özüdür. Tesbîhâtta otuz üçer defa tekrar edilen “Sübhanallah”, “Elhamdülillah”, “Allâhu ekber” ve “Lâ ilâhe illâllah” mübarek kelimeleri namazın çekirdekleri hükmündedir. Bu kudsî çekirdeklerin namazın içinde de yer alışı, manevî hayatımız için ne büyük önemi bulunduğunu anlatmaya yeter.1 Nitekim Resûlullah (asm) Efendimiz: “Bizim namazımız tesbîh, tekbir ve Kur’ân’ı okumaktan ibarettir; onda dünya kelâmı konuşulmaz!” buyuruyor.2

Devamını oku »


 domain