Dinimiz, hep âyet ve hadislerinde birlik, beraberlik, tesanüd ve dayanışma içinde, tek ruh, tek yürek, tek bilek olmayı emreder. Mü’minler birbirinin gören gözü, işiten kulağı, düşenen aklı olacaklardır. Birinin sevinciyle diğeri de sevinecek, birinin üzüntüsünü diğeri de üzüntü edinecektir. “Ben” yoktur, “Biz” vardır aralarında.

Mü’minler bu hakikatlere ayna ve mazhar oldukları ölçüde yükselir ve huzur bulurlar.

Dinin önemini kavramamış, dine bağlılıkla Allah katında değer ve makam kazanmanın farkında olmayan bir insana bunları nasıl anlatacaksınız? En büyük makam ve mertebenin Allah’ın rızası, hoşnutluğu olduğunu ve O’nun sevgili, velî bir kulu olmanın anlamını bilen bir insan için ise bu gerçek, hiç de ihmal edilmemesi gereken bir nokta olarak karşısına çıkar. Devamını oku »

Ebû Musa’nın (r.a.) rivayet ettiği hadis-i şerife göre Efendimiz (asm), Cenâb-ı Haktan naklederek buyurmuşlardır ki: “Bir kulun çocuğu öldüğü zaman Cenâb-ı Hak meleklerine, ‘Kulumun biricik evlâdının ruhunu aldınız mı?” diye sorar. Melekler, “Evet” derler.

Cenâb-ı Hak, “Demek kulumun ciğerparesinin ruhunu aldınız” buyurur.

“Evet.”

“Peki, kulum ne dedi?”

“Sana hamd etti ve ‘İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciûn=Biz Allah’tan geldik ve Ona dönüyoruz’ dedi.” Bunun üzerine Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Öyleyse kulum için Cennette bir saray yapın ve adını da hamd Sarayı koyun.”1 Devamını oku »

2
Nis

Said Nursi DTP itibarına mı kaldı?

   Yazan: admin   Kategori Risale-i nur

Risale-i Nur, onu tetkik edenlerin çok iyi bildiği gibi çok katmanlı bir dile sahip…

Değil bakış açısına göre anlam değişmesi, aynı bakış açısı ile yaklaşıldığında bile, mana her zaman aynı kıyafet ile ortaya çıkmaz.

Dolayısıyla, birilerinin ondan ‘evrensel’ bir açılım, bir diğerinin ‘yerel’ bir yaklaşım türetmesi pek de yadırganmaz. Bu, onun aynı anda iç içe geçmiş mana katmanlarını ve lisanları bünyesinde barındırıyor olmasından kaynaklanır…

Bu açıdan Fethullah Gülen Hareketi, Nur hareketinin haricinde düşünülemeyeceği gibi, “Said Nursi, Kürt’tür ve Kürt davasına destek vermiştir” diyenlerin de Risale-i Nurdan iddialarına destek bulmaları mümkündür.

Risale-i Nur gibi, semavi metnin (Kur’an’ın) kaynağından doğup beslenen metinler, sadece anlam aktarmakla yetinmezler. Teşbih, temsil, mecaz ile birlikte alegorik (müteşâbih) ifadeler de barındırdıkları için, bu tür metinler muhataplarıyla; hem mana, hem meal, hem tefsir, hem tabir, hem tevil, hem işaret, hem remiz, hem ima hem de tevafuk dili ile konuşurlar. Devamını oku »

21
Şub

Zan

   Yazan: admin   Kategori Makale

* “Zandan sakının. Çünkü zan, insanın içinden geçen en yalan şeydir. İnsanların gizli yönlerini araştırmayın, ayıplarını öğrenmeye çalışmayın, birbirinize karşı üstünlük yarışına girmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize karşı kin beslemeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz.”1

* “Bir kimse Allah’ın belirlediği cezalardan birinin uygulanmaması için aracı olursa, bundan vazgeçinceye kadar Allah’ın gazabına hedef olmaya devam eder. Bir kimse, hakkında bilgisi olmadığı bir dâvâda bir Müslüman kardeşine aşırı kin duyarsa, o kişinin hakkı konusunda Allah ile çekişmiş olur, Allah’ın gazabına maruz kalmak için aşırı bir cür’etkârlık göstermiş olur ve kıyamet gününe kadar sürekli Allah’ın lânetine uğrar. Bir kişi dünyada iken kötülemek gayesiyle bir Müslüman kardeşi hakkında bir iftirayı yayarsa, Kıyamet Günü bu suçun cezasını çekinceye kadar ateşte asılı tutmak Allah’ın üzerine bir hak olur.”2

Devamını oku »

Sayfa 2 toplam 46«12345678910»...son sayfa »

 domain